Çocukla Karantina: 0-5 Yaş Evde Kalma Rehberi

çocukla karantina

Sevgili ebeveyn,

Çocukla karantina kesinlikle kolay değil. Sen 2020’yi atlattın, hala hafta sonları yasaklar var, evdeyiz ve önümüzde bir belirsizlik var… Öncelikle seni kutlamak sonra da biraz sana destek olmak istiyorum. Yalnız değilsin ve bunu hatırlaman için bu dönemi hasarsız atlatmana yardımcı olacağını umduğum Çocukla Karantina: 0-5 Yaş Evde Kalma Rehberi ‘ni hazırladım.

Bu öneriler kendi çocuğumdan yola çıkarak daha bebek veya bebekliği biraz geçmiş çocuklar için uygun olduğunu düşündüklerim. Yani tabii ki 6 aylık bebekle pasta yapamazsınız ama onu kucağınıza alıp dans edebilirsiniz ve inanın çok mutlu olur. 5 yaş üstü veya okula giden çocukların ise evde daha farklı süreçler yaşadığını, durumun farkında olup bir de üstüne duygusal zorluklarla mücadele etmeleri gerektiğini hatırlatmak isterim. Çocukla karantina dönemi için kendinize uygun olanı seçin, beğenin.

Konuya dönersek; kaç tane ebeveyn benim gibi, ‘Ah be pandemide çocuksuz eve kapanmak vardı’ demiştir acaba? Çünkü herkes sezon sezon dizi izlerken, okunmayı bekleyen kitapları yutarken, şimdi pasta mı yapsam pizza mı diye düşünürken biz evdeki küçük patron ne isterse onu yapıyoruz, bu evde kalma durumu ve çocukla karantina bazen inanılmaz sıkıcı oluyor.

Bazen de çok zevkli. Nasıl mı?

Çocukla Karantina – Hasarsız Atlatma Yolları

Pozitif Düşünceler

Bir defa evde çocuk varsa ortam neşeli. Kimse inkar etmesin. Bazen çocuksuz hayatı çok özleyen biri olarak söylüyorum bunu. Çocuk olunca hep yeni bir şeyler öğreniyorsun, kendini keşfediyorsun ve onunla birlikte oyun oynuyorsun daha ne olsun? O yüzden bir kitapta okuduğum tüyoyu aklınıza sokun: çocukla geçirdiğiniz zaman da sizin zamanınız. Yani sürekli çocuk uyusa da kahve içsem, kendime zaman ayırsam vs diye düşünmeyin. Bu düşünceden kurtulunca çocukla daha kaliteli zaman geçiriyorsunuz ve kısıtlanmış hissetmiyorsunuz.

O yüzden çocukla gerçekten oynayın, oynarken eğlenin ve bunu ona hissettirin. Veya onlara. Artık kaç çocuğunuz var bilmiyorum ama ‘onlara’ yazarken elim hafiften titredi.

Kek Yapın

Bizi kek kurtaracak! Kurabiye vs de olur. Pizza da bir karantina klasiği haline geldi. O yüzden seçim neşenize kalmış. Burada mantık genel olarak mutfakta geçirdiğimiz süreye evdeki minik bireyi dahil etmek ve ona da görevler vermek. 2 yaşını biraz geçen oğlum Deniz Selim –kısaca Densel, Döni, Deni, Selimoviç veya doğrudan Deniz- yumurta kırıyor mesela. Muz gibi rahat doğranacak şeyleri doğruyor vs.

Çocuğa güvenin. Evi toplarken veya temizlerken ona da iş verin. Eşyalarını katlamayı öğrenmeye çalışsın, kirlileri sepete o atsın. Böylece bir taşta beş kuş.

Dans Edin

Baby Shark’tan iğrenenler grubu için çare şu; çocuğun dans edebileceği sizin de zevk alacağınız şarkılardan bir liste yapın. Zaten Spotify’da otomatik çocuğun zevkine göre dans, uyku gibi listeleriniz olacaktır.

Dance Monkey, Bad Guy ve Girls Like You Deniz’in favori şarkıları. Bu şarkılarla hem dans edip hem canı isterse uyuyor, çok ilginç.

Çöp Sandıklarınız Aslında Oyuncak

Hazır hepimiz delice internetten alışveriş yapıyorken, kutular ve koliler kesinlikle Montessori oyuncaklarına dönüşmeli. Sizin çöp sandığınız şeyle zaten çocuk; aldığınız en pahalı oyuncaktan bile daha uzun süre oynar ve sizi şaşırtır.

En garanti oyunlardan biri ise; bir kaba su doldurup içine bardak, kase, kepçe koyup yanına isterseniz sabun vs bırakmak hatta gıda boyasıyla suyu renklendirirseniz çocuk oynarken kahve içmek için mis gibi yarım saat garanti.

Bunun dışında resim yapmak, lego yapmak, enstrüman çalmak, puzzle yapmak, oyun hamurlarıyla şekiller yapmak, çocukluğumuzun nostaljik uğraşı patates baskı en kurtarıcı uğraşlarımız.

Bir diğer müthiş icat makarna ise sadece yemek için değil; aktarma oyunları veya ipe geçirme gibi oyunlar için harika. Tabii çocuğun yaşına bakarak makarna, bulgur vs gibi gıdalar verin ki yutmaya kalkmasın.

Ayrıca evde yüz tane falan top var. Deniz inanılmaz sevdiği için durmadan top almak istiyor. Pota da var ama atıyor mu? Hayır. Sadece o toplar sürekli oraya buraya fırlatılıyor. Minik tüyo: Sizin de çocuğunuz 2 yaş sendromuyla eline geçeni fırlatıyorsa; eşyaların atılmayacağını sadece isterse top atabileceğini söyleyin.

İKİ YAŞ SENDROMU İLE BAŞA ÇIKMA REHBERİ

Temiz Hava

Artık öğlen 1-4 arası mı sabah ezandan önce mi gece gizlice mi gidersiniz bilmiyorum ama parka gidin, bahçeye inin gerekirse otoparka inin ve çocuğun scooter, denge bisikleti veya normal bisiklete binmesini sağlayın. Yorulsun, hareket etsin ve iyi uyusun. Plan belli.

Yoga Yapın

Masallarla çocuk yogası yaptıran kanallar var. Bu şekilde onların enerjilerini atmayı sağlayabilirsiniz. Hem de bedenen ve zihnen gevşemeleri için müthiş bir platform sağlamış olursunuz.

Mesela:

Ekran Vakti

İşte burası kritik. Seçim ebeveynin, ideal olan; çocuklar hep puzzle yapsın, kitap okusun veya legoyla acayip mimari tasarımlar ortaya çıkarsın. Ama maalesef gerçekler böyle değil. Çocuğun sizin elinizde sürekli telefon görmesi onun telefona olan merakını arttırır unutmayın.

Prof. Dr. Selçuk Şirin Yetişin Çocuklar adlı kitabında diyor ki; 0-18 aylık bebekleri tüm ekranlardan uzak tutmak gerekiyor. 18-24 aylık bebekler ekranla tanışabilir ama çok da şart değil. 2-5 yaş arası çocuklar için günde en fazla 1 saat ekran süresi olmalı. Ve unutmadan çocukların ne izlediği çok önemli, dolayısıyla mesela 20 dakika çizgi film izletecekseniz mutlaka onu önceden izlemiş olun ve sonra birlikte izleyin ki YouTube vb platformdaysa başka yerlere geçmesin.

İnsan böyle bir dönemde Netflix Kids’i yapıştırıp keyfine bakmak istiyor ama dayanın az kaldı…

Sosyal Kalın

Her ne kadar ekran vaktine girse de, görüntülü konuşmalar bizim psikolojimize iyi geldiği gibi, onların da büyükleriyle veya yaşıtlarıyla görüşmesi sosyallik açısından önemli. Abartmadan görüntülü konuşmalarla günü renklendirebilir ve özlediklerinizle hasret giderebilirsiniz.

Kitap Okuyun

En güzel, en sürdürülebilir ve belki de en geliştirici yöntem. Çok fazla listemiz var, aklınıza yatanları online sipariş verebilirsiniz.

Kapak fotoğrafı: Bermix Studio on Unsplash

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir