Hıdırellez Günü- Bahar Bayramı Nedir?

Hıdırellez Günü- Bahar Bayramı

Hıdırellez Günü- Bahar Bayramı, İslamiyet öncesinde Orta Asya Türklerinden doğduğu düşünülen ve günümüze kadar ulaşan bir mevsim bayramıdır. Hıdırellez’ın, Unesco’nun İnsanlığın somut olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesinde yer alması amacıyla 2010 yılında farklı çalışmalar başlatıldı. 

Hıdırellez, farklı coğrafyalarda; Tepreş, Ederlez, Edirlez, Hıdırles, Ederlezi, Ateş Gecesi, Hıdrellez, Aziz George Festivali gibi birçok farklı isimle karşımıza çıkar.

Her yıl takvimlerde 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan akşam, kış mevsiminin bitişini, doğanın tekrar doğuşunu simgeler. 8 Kasım – 5 Mayıs arasındaki günler kış mevsimini (Kasım Günleri), 6 Mayıs – 7 Kasım arasındaki günler ise Hızır Günlerini (ruz-ı hızır, yeşeren gün), yaz mevsimini belirtir.  

Hıdırellez Günü- Bahar Bayramı’nın Çıkış Efsanesi

Asırlardır süregelen, farklı kültürlerde farklı şekillerde baharın gelişini kutlamak amacıyla, nesilden nesile ritüellerini taşımış bu bayram, Türk Kültüründe Hıdırellez diye anılıyor. Rivayete göre, Hızır ve İlyas peygamberlerin, yılda bir kez bir araya geldiği gün Hıdırellez. Halk arasında Hızır ve İlyas ard arda söylenirken, hızırilyas, hızırilyas; hıdırellez kelimesi oluşur.

Bir zamanlar Peygamber İlyas, adım attığı yerden su çıkararak doğayı canlandırır, toprağı yeşillendirirmiş. Hızır, yeşil anlamına da geldiği için, peygambere “Hızır” denmeye başlanmış. 

Baharın ilk günü gelen Hızır, ab-ı hayat suyunu içmiş bir ölümsüz olarak anılır ve geçtiği yerlere bolluk ve bereket geldiğine inanılırmış. Halklar, Hıdırellez için; “dua edenlerin dualarının kabul olduğu, hastaların şifa bulduğu, evlenmek isteyenlerin evlendiği, Hızır’ın uğur getirdiği ve tarlaların bereketlendiği gecedir” der.

Başka bir rivayete göre ise “Hıdır ve Ellez” adlı birbirini seven iki kişinin, bugünde buluşabilmesi ve bugünün kutlanmasıdır.

Hıdırellez Günü- Bahar Bayramı Türk Toplumlarında Nasıl Kutlanır?

Hıdırellez zamanı yaklaştığında, genel olarak bir arınma başlar. Hızır’ın dokunduğu şeylere bereket ve bolluk verdiği halk tarafından bilinir. Halk tarafından, Hızır’ın dokunduğu şeylere bolluk ve bereket verdiğine inanılır. Evler temizlenir, eşyalar seçilir ayıklanır. Belki de toplumda “Bahar Temizliği” olarak adlandırdığımız kavram yada alışkanlık aslında  bilinçaltında yaşadığımız bir bayram hazırlığıdır.

Hıdırellez günü ise yaşam hareketlenir; taze bahar otlarından, kuzu etine kadar dolu dolu yiyecekler hazırlanır, akraba ziyaretleri, kabir ziyaretleri yapılır, kırlara gidilir, varsa su kenarlarında veya ormanlık yerlerde hıdırlık denilen alanlarda şenlikler düzenlenir. Uğur getirsin, nazar değmesin diye dualar edilir, dilekler dilenir. Dilenen şey, resimlenerek ya da taşlarla şekillendirilerek gül ağacının altına yerleştirilir. Dilekler kırmızı kurdelelerle gül ağaçlarına bağlanır. Tabii ki her şenlikte kocaman bir ateş yakılır.

Dilekler 5 Mayıs akşamı ezan ile dala asılır, 6 Mayıs sabahı erkenden toplanır ki gerçekleşsin.

Hıdırellez Günü- Bahar Bayramı ve Ateş 

Geçmişten bu yana bilinir ki, her toplum için ateş arındırıcıdır, doğayı uyandırır. O, güneşin bir parçasıdır, aydınlıktır. 

Hıdırellez gecesinde de yakılan ateşin bolluk ve bereketi beraberinde getireceğine, tabiatın ateşle uyanacağına inanılır. O gece yakılan ateşin üzerinden atlayanların, arınıp ve temizlendiklerine ve yıl boyunca hastalıktan uzak, sağlıklı olacaklarına kanaat getirilir. Ateşin küllerinden de küçük bir kısmın alna sürülmesi, nazarsız bir yıl demektir.

Halk Arasında  Daha Önce Duymadığınız Hıdırellez Günü- Bahar Bayramı İnanışları ve Ritüelleri

Uzun yıllar boyunca farklı toplumlarda, farklı kutlamalarla varlığını sürdüren bir bayramdan söz edince, farklı ritüellerle de karşılaşmak çok doğal oluyor. Kimi ateşin üzerinden 3 kez atlıyor, kimi 7 kez. Kimi 7 karınca yuvası diyor, kimisi 40. İşte Dünya’dan daha önce duymadığınız Hıdırellez Günü inanışları ve ritüellerinin bir kısmı:

  • Evde yaşayan her bir birey için o gece, 7 fasulye ve 7 nohut ekilip, yıl içerisinde gelecek bütün kötülükleri fasulye ve nohutun çekmesi beklenir.
  • Hıdırellez günü salıncakta sallanan kişi, sallanırken saçlarını tararsa, saçı uzun olur. Yine sallanırken büyük bir taşı kucağına koyar ise, hayvanlardan elde edilecek tereyağının bu taş kadar büyük olacağına inanılır.
  • Hıdırellez gecesi zambak çiçeğinin yapraklarından birine “e” harfi diğerine de “h” harfi yazılır. bu iki yaprak eşit şekilde kesilirken dilek tutulur. Sabah yapraklardan birinin uzadığı görülür. “e” yaprağı uzamışsa dileğiniz kabul olur. Bunu önceden dikilmiş soğanın yeşilliklerine siyah ip ve beyaz ip dikerek de deneyebilirsiniz. Yapraklar eşit şekilde kesildikten sonra, sabah hangi yaprak uzadıysa “sefaya veya cefaya” yorulabilir.
  • 40 karınca yuvasından azar azar toprak toplayıp, cüzdanlara konulmasının bereket getireceğine inanılır.
  • Evlenmek isteyenler 9 komşu kapısını gizlice çalıp kaçarlarsa, kısmetleri açılır.
  • Nişanlı olanlar, Hıdırellez günü, sulak, bol yeşillikli yerlerde piknik yaparlarsa evleri bereketli olur, kısmetleri açık olur.
  • Ev, araba, motor vb şeylerin sahibi olabilmek için, gül ağacının altına resmini çizmek veya taştan şekillerini oluşturmak gerekiyor.
  • Bereket ve uğur için,  beyaz giyinilmeli, temiz olunmalı. Sabah erkenden kapı, pencere, sandık, cüzdan açık olmalı ki bereket gelsin. Hızır’ın her evi dolaştığına ve ağzı açık olan kaseyi bereketlendirdiğine inanılır.
  • Hıdırellez günü, 41 çiçek toplanıp, kaynatılıp, suyu içilir. Bu suyun nasip kısmet dağıttığına inanılır.
  • Hıdırellez günü, süt mayalanmadan, açık bir şekilde bırakılır. Hızır’ın gelip sütü mayalayacağına inanılır. Eğer ki mayasız süt yoğurda dönüşürse, yıl boyunca o mayadan yoğurt yapılır.
  • Yakılan ateşe, tahta kaşıklar atılır. Yanmayan tahta kaşık olursa, Hızır’ın geldiğinin işareti sayılır.

Hıdırellez Günü İnanışları ve Ritüellerinin ve Devamı

  •  Nişanlarının bir sembolü olarak 5 Mayıs’ta oğlan tarafı, kız tarafına bir kurbanlık gönderir. Ertesi gün kurban kesilerek, davetlilerle birlikte yenir. Yemeğe gelenler de evlilik yolundaki bu gençlere armağanlar getirir.
  • Evin kızına tuzlu hamur yaptırılıp, çörek şeklinde pişirilir. Bu pişen hamurun yarısı evin damına konur ve karganın parçayı alması beklenir. Parçayı alan karga hangi yöne giderse, kısmetin o yönde olduğuna inanılır. Diğer yarısı da akşam yenir ama yanında su içilmez. Uykusunda çöreğin etkisiyle çok susayan kişiye Hızır gelir ve evleneceği kişiyi gösterir.
  • Hıdırellez gecesi evde pilav pişirilir ve temiz, hiç kullanılmamış kaşık pilavın yanına konur. Ev sahipleri sabah, kaşığı ters çevrilmiş olarak bulur ise, evlerini Hızır ziyaret etmiş ve bolluk bereket dağıtmış olur.
  • O gün evlerde, yaprak sarması yapılır ve baş harfi “s” olan üç çeşit yiyecek tüketilir.
  • Tatar Halkları, Hıdırellez akşamı yere beyaz bir örtü serer, üzerine de un serper. Ertesi sabah örtünün üzerindeki unu inceleyip, ayak izi veya Hıdır’ın at nalı izi ararlar. Eğer bir iz var ise, bu undan ekmek yapıp yerler ve dağıtırlar.

Dileklerinizin gerçek olduğu bir Hıdırellez olsun.

Yararlanılan Kaynaklar :
http://www.turkiyatjournal.com/Makaleler/1246720106_Alaattin%20UCA.pdf
http://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/erman_artun_turk_halk_kulturunde_hıdırellez.pdf
Photo by Denys Argyriou on Unsplash
Photo by Nathan Lindahl on Unsplash
Photo by Tobias on Unsplash
Photo by Austin Neill on Unsplash
Photo by Anton Nazaretian on Unsplash
Photo by Hulki Okan Tabak on Unsplash

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.