Sonbaharda En İyi Rota: Kapadokya

Kuşkusuz hakkında hepimizin az çok bilgisi, değişmeyen ilgisi, gitmeyenin seyahat planlarında mutlaka yer aldığı, gidenin tekrarını yaşamak için çaba gösterdiği bir yer Kapadokya. Kendisi için yapılan tüm övgüleri fazlasıyla hak ediyor kesinlikle. “Rüya gibi” deyimi burası için mecazdan uzak gerçek anlamını buluyor. Üstelik bunu sadece sıcak hava balonlarına da borçlu değil. Yeraltı şehirleri, binlerce yıllık kiliseleri, dünyada eşi ve benzerine nadir rastlanan coğrafik oluşumları, tarihin derinliklerinden gelen “Güzel Atlar Diyarı” namı ve dahası. Bende Sonbaharda en iyi rota: Kapadokya diyor deneyimimizi, 3 gece 4 günlük bir plan dahilinde sizinle paylaşıyorum. Umarım size de bir masalda yer almak için yararlanacağınız yol haritası veya yardımcı bir kaynak olur.

Kapadokya Nerede? Kapadokya’ya Nasıl Gidilir?

Başlık saçma gelmiş olabilir lakin gerçekten bunu bilmeyen/karıştıran çok fazla insan var. ( Bknz. Google en çok arananlar) Aslına bakarsanız Kayseri İle Nevşehir’e olan mesafe miktarı bu konuyu daha anlaşılır hale getiriyor. Resmi olarak Nevşehir ilinde yer alan Kapadokya’nın Kayseri ve Nevşehir havalimanına olan mesafesi aşağı yukarı 45 dakika. Ancak hem fiyat hem daha fazla sefer sayısını göz önüne alarak kesinlikle (özel durumlar hariç) Kayseri Havalimanı‘nı öneririm. Sırası gelmişken gezilecek yerleri kısa sürede tamamlamak ve heder olmamak adına havalimanından araç kiralamayı unutmayın. Çok lüks bir araç peşinde değilseniz ve uygun fiyat arıyorsanız araç kiralamayı alanda yapabilirsiniz. İnternette olmayan firmalar daha uygun 😉

Dört Günlük Kapadokya Gezi Planı

Üç ya da dört gününüz var ve mümkün olan en çok yeri gezip en fazla aktiviteyi yapmak için umuyorum ki bu plan işinize yarayacak. Öncelikle Kapadokya’da en önemli vakit, sabahın erken saatleri. Rüya gibi olan masalsı anlar en çok bu zamanlar da mümkün oluyor çünkü. Ayrıca seyahatinizi günlük planlar dahilinde yapmanız olası bir balon turu iptalinde size bir B planı sağlayacak. Biz Kapadokya’da kamp yapmayı tercih ettik ki çok güzel noktalarda yer alıyor bu kamp alanları, Kapadokyada konaklama fiyatları göz önüne alındığında bedavaya yakın olması cabası. Tabii o taş evlerde konaklama deneyimi de ayrı bir keyif olmalı. Bizim planımız kabaca;

  1. Gün: Havaalanından konaklayacağımız yere geldikten sonra Göreme Açık Hava Müzesi  (Karanlık Kilise burada), merkezde vakit geçirme ve şehri tanıma gezisi.
  2. Gün: Sabahın erken saatlerinde (gideceğiniz mevsime göre değişecek) 5.30’da Sultan Cave Suites’de gün doğumu ve balon seyri yapıp fotoğraf çekmek. Paşabağ (Rahipler) Vadisi, Zelve Açık Hava Müzesi gezisi, Avanos turu ve çömlek yapımı.
  3. Gün: Yine erken saatlerde Seyir Noktasında gün doğumu ve balon seyri ardından Güvercinlik Vadisi, Uçhisar Kalesi ve Ortahisar bölgeleri gezisi.
  4. Gün: Henüz hava aydınlanmadan balonların kalkış yaptığı yerde vakit geçirmek ve şanslıysanız balon turu yapmak. (Biz şanslıydık. Bu şansı aşağıda açıklıyorum), Ardından Ihlara Vadisi gezisi dönüş yolunda, Selime Katedrali, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri gezisi, havaalanına dönüş. 

Kapadokya’da Ucuza Balon Turu Nasıl Yapılır?

Kapadokya’ya geldiniz ve haliyle balon turu yapmak istiyorsunuz ama pahalı geliyor ve şansımı denemek istiyorum diyorsanız yaklaşın bu yazının en vurucu noktasını açıklıyorum; ucuza sıcak hava balonuna binmek. Ucuza derken gerçek bir ucuzluktan bahsediyorum yarı fiyatı ve daha da altına hatta. Ancak tekrar hatırlatıyorum ki bu seyahati balona binmeden tamamlamayı göze alabilenler için geçerli bu durum. Çünkü eğer tüm balonlar kapasitesini doldurmuş olursa binmek mümkün olmayacak. Ama her halükarda alanda olup balonların kurulumu ve kalkışlarını izlemek pek keyifli. Aksi durum Kapadokya için tekrar gelme bahanesi bile olabilir.

Sıcak hava balonlarının kalktığı 3-4 farklı alan oluyor genellikle. Hava akımına/durumuna göre karar verilen bu alanlar aşağı yukarı aynı yerler. Ve bu kalkışları kontrol eden tek bir kişi var. Bölgeden 15 dakika uzaklıkta kalkacak olan balon dahi bir kişinin organizatörlüğünde gerçekleştiriliyor. Yani mesele bu organizatöre ulaşmak. Ancak merak etmeyin bu kişiyi bulmak zor değil, elinde aktif bir telsiz ve yüksek sesli konuşmalarıyla hemen gözünüze kestireceksiniz. Uygun bir anı bulup iletişime geçip biraz konuşmanız lazım. Yani pazarlık yapmanız gerekiyor. Eğer kalkacak olan balonlarda yer varsa boş kalmasındansa daha uygun fiyata binebilmenizi sağlıyorlar. Kısaca bizim deneyimimiz şöyle oldu; balona binmek istediğimizi ancak ayırabileceğimiz bütçeyi belirttikten sonra kısa bir “pazarlık konuşması” ile neredeyse son kalkan balona adımızı yazdırdık. Üstelik güneşin doğuşuna bağlı olarak bu kalkış 20 dakikalık mesafede olan başka bir yerde gerçekleştirildi ve buraya araçlar ile götürüldük. Ve balon deneyimi inanılmazdı. Atraksiyon arıyorsanız yükseklik korkusu olanlar için adrenalin sağlar ancak onun dışında sakince uçup muhteşem yer şekillerini ve Kapadokya’yı kuş bakışı izliyorsunuz. Uçuş yaklaşık 45-50 dakika sürüyor. Kalktığınız yerden çok daha farklı bir yerde iniyorsunuz ve yine araçlarla konakladığınız yere bırakılıyorsunuz.

Kapadokya Gezilecek Yerler

Göreme Açık Hava Müzesi

Kapadokya’da görmeden gelemeyeceğiniz yer burası. Tam merkezde yer alması dolayısıyla burayı es geçmeniz mümkün değil ki zaten bunu yapmak büyük bir hata olur. İçerisinde türlü manastırların ve kiliselerin yer aldığı bu açık hava müzesi kesinlikle doyurucu bir gezi oluyor. Yılanlı Kilise, Elmalı Kilise, Azize Barbara Şapeli ve en önemlisi Karanlık Kilise burada yer alıyor. Karanlık Kilise için ekstra ücret vermek gerekiyor ki kesinlikle buna değer.

Zelve Açık Hava Müzesi

Bizim gezmekten en çok keyif aldığımız yer burası oldu. Alan oldukça uzun ve o kadar tenhaydı ki alanı kapatmışız izlenimini yaşadık kesinlikle. Belli noktalarda fotoğraf çekme alanları belirlenmiş ki çok mantıklı noktalar bunlar. Balıklı, Üzümlü ve Geyikli kiliseleri burada ve alanın sonunda güvercinleri gözleme fırsatınız oluyor. Girişte birkaç kafe-restoran var biz alanı gezdikten sonra çıkışta sol tarafta, merdivenlerle çıkılan en tepedeki küçük kafede bir şeyler yiyip hamağa binerek dinlendik. Kesinlikle çok salaş bir yer ve işleten amcanın muhabbeti çok keyifliydi. Üstelik kendi yetiştirdiği domates ve biberlerden bize menemen yaptı. Kendisine buradan yine sevgilerimi iletiyorum (adını sormadığıma çok pişmanım).

Paşabağ Vadisi

Peribacaları ve birçok hayvana benzetilen ilginç oluşumları görebileceğiniz yer tam olarak burası. Devrent Vadisine aynı zamanda Hayal Vadisi denmesinin nedeni de bu benzetmeler. Artık ikonik hale gelen deve figürü bu güzergahta yer alıyor. 

Üç Güzeller

Yine en meşhur ve Kapadokya ile bütünleşen yerlerden biri üç güzeller. Üç tane mantar şekilli peri bacasının bir arada durduğu ve harika fotoğraflar çekilebilen bir alan olmasıyla ön plana çıkıyor. Ürgüp merkeze 1-2 km’lik bir mesafede yer alıyor. Tabii efsanesi olmadan olmaz anne-baba-çocuk figürü yansıtan görüntünün hikayesi bir kralın öfkesine maruz kalarak taşa dönüşen bir aileyi simgeliyor. Deveye binmek ve ufak çaplı tur atmak isterseniz de alanın tam karşısında bu güzel develeri görüp sevebilirsiniz.

Avanos

Kızılırmak’ın iki yakasına kurulu Avanos yerleşim yerinin yoğun olduğu bir nokta. Ama yine burası da birçok kilise, el sanatları, halıcılık, şarapçılık yapımının yoğun olduğu yer aynı zamanda. Çömlek yapımı aktivitesini burada gerçekleştirebilir, birbirinden güzel seramik çinilerden satın alabilirsiniz. Ve Kızılırmak’ta gondol gezisi yapmak aklınızda olsun.

Güvercinlik Vadisi

Hani şu nazar boncuklu ağaç varya işte o burada yer alıyor. Güvercinlik vadisi eskiden burada yaşayan insanlar için önemli bir doğal gübre kaynağı imiş. Şuan o kadar güvercin olmasada göz alabildiğine uzanan vadi Kapadokya’nın her yeri gibi iyi bir doğal müze. Ayrıca burada trekking yapanlara denk gelmeniz mümkün ve hatta bir yürüyüş sever iseniz bu aktiviteye de bir gün ayırabilirsiniz.

Uçhisar Kalesi

Uçhisar Kalesi adından anlaşıldığı üzere Uçhisar’da yer alıyor ve kesinlikle gidilmesi gereken noktalardan. Kapadokya’ya geliyorsanız buraya da uğramalısınız mutlaka. Tepeye ulaşmak için biraz fazla merdiven çıkmak söz konusu ama merdiven boyunca yer alan hediyelik eşya dükkanlarını geze geze keyifli zamanlar geçirip yorulmadan tepeye varıyorsunuz.

Ihlara Vadisi

Eğer vaktiniz varsa Ihlara Vadisine mutlaka gidin hatta bunu bi rehber eşliğinde yaparsanız şok üstüne şok yaşıyor, burada ki manastırların hikayelerini dinliyor ve dini adamların kendilerini nasıl inzivaya çektiklerini ayrıntılarıyla öğreniyorsunuz. Açıkçası bizim aklımıza bir rehber tutmak gelmemişti ama sağ olsun tek başına seyahat eden çinli bir arkadaş bize ortak bir rehber hizmeti almayı teklif etti bizde seve seve kabul ettik. Hem binlerce yıllık bir vadiyi geziyor yürüyüş yapıyorsunuz hemde tarihi bir müze geziyorsunuz daha ne olsun! Üstelik vadinin sonunda derenin üzerine konumlandırılmış ağaç masa ve çardaklarda ayaklarınızı buz gibi vadi suyuna sokarak gözleme ve çay eşliğinde dinlenebiliyorsunuz.

Selime Katedrali

Ihlara Vadisi’nin bitiminde Güzelyurt’ta yer alan Selime Manastırı kaya oymalarını en net ve çokça görebileceğiniz en büyük katedral ünvanına sahip. Kapadokya’ya gitmeden önce adına internette çok rastlamadığım ama gerek gidilen yolun huzuru gerek coğrafi yapısı ve tarihi önemiyle mutlaka görülmesi gereken bir yer burası. Üstelik gün doğumu ve batımında denk gelirseniz oyuklara vuran ışık oyunlarıyla birbirinden güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz.

Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri

Yine kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri bu yeraltı şehirleri. Maalesef hakettiği değeri ve ilgiyi yakalayamayan yerlerden. Tamam kabul ediyorum balona binmek ya da balon seyri yapmak varken bunun yanında bir sürü açık havada müze gezdikten sonra ikinci plana atılıyor olabilir ama bu binlerce yıllık yeraltı şehirleri inanılmaz büyüleyici! İnsanın nasıl karınca olabildiğini lütfen yerinde görün tek diyeceğim bu. Yalnız söylemeden geçmek istemediğim şey girişlerde var olan uyarı levhalarını dikkate almanız; klostrofobiniz, astım ve tansiyon gibi kronik rahatsızlıklarınız varsa yada hamileyseniz buraya girmeden önce tekrar düşünün. Daracık koridorlardan ve alçak tavandan oluşan bu tüneller aslında düşman akınlarından korunmak, erzak depolamak için yapılmış. Yerin 8 kat altına inebildiğiniz kazıların ise hala devam ettiği bu yeraltı şehirleri Kapadokya’nın fantastik kısmı bana göre.

Kapadokya Seyahati Öncesi Bilmeniz Gerekenler

  • Kapadokya mevsim yaz dahi olsa sabah ve akşam saatleri çok soğuk olabiliyor. Mutlaka yanınıza kalın giysiler alın.
  • Balon turu yapmak isterseniz buradan balon seferlerinin olup olmayacağını kontrol edebilirsiniz. Uygun olmayan hava koşullarında seferler iptal olabilir yani B planı yapmakta fayda var.
  • Ihlara Vadisi’ne ve hatta diğer açık hava müzelerine girmeden önce yanınıza atıştırmalık ve su mutlaka alın. Keza alanlar çok uzun ve içeride böyle bir imkan yok.
  • Gezilecek çoğu alanda Müze Kart geçerli mutlaka edinin ya da yanınıza almayı unutmayın.
  • Kapadokya’da ilk bulduğunuz Turist Bilgilendirme Noktası’ndan mutlaka bir Turistik Harita edinin.
  • Kamp yapmayı düşünüyorsanız uygun bir uyku tulumunuz olsun.
  • Turasan’da şarap tadımına katılıp şarap almayı aklınızda bulundurun.
  • Ihlara Vadisine giderken Hasan Dağı ve Erciyes Dağı’nı ve özellikle sonbaharda gidecekseniz yol boyunca yer alan kabak tarlalarını fotoğraflamayı unutmayın.
  • Şehir merkezini akşam gezerken küçük sanat merkezlerine (resim, seramik, davul yapımı) uğrayın.
  • Araba kiralayacaksanız ve müziksiz yapamam diyorsanız kendiniz için bir playlist hazırlayın.
  • Sunset Point (Seyir Noktası) oldukça kalabalık oluyor erkenden konum alabilir hatta yer konusunda paylaşımcı olabilirsiniz. Ayrıca bu nokta akşam saatlerinde de çok keyifli aklınızda olsun.
  • Yeraltı şehirlerini gezerken turist kafilesine denk gelirseniz nefes almanın iyice zorlaştığı bu alanları gezmek için akşam üstü veya sabahın erken saatlerini tavsiye ederim.
  • Biz yemek konusunda pek tatmin olamadık sizin favori mekanlarınız olursa bir daha ki sefer için bizimle paylaşın 🙂

Not 1: Sultan Cave Suites’de harika zamanlar geçirmemize fırsat tanıdığı için Ömür Şekeryapan’a buradan tekrar çok teşekkür ediyor bu konuyla ilgili ayrıntılı bi yazı hazırlayacağımı belirtmek istiyorum.

Not 2: Kapadokya’da gerçekleştirebileceğiniz diğer aktiviteler yazısının da hazırlık aşamasında olduğunun sözünü verip kendimi tembellikten men ediyorum.

Edit: Kapadokya’da yapılabilecek aktiviteler yazısı hazır, buradan buyurun.

Keyifli tatiller!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir