Berlin Gezi Notları 2: Yeme-İçme, Alışveriş ve Kısa Bilgiler

Öncelikle şunu söylemeliyim, hamur işi ne varsa deneyin. Zira Türkiye’de bile ün salmış Alman ekmekleri ve tatlılarının orada tonla çeşidi var. Pastaneler, kafeler, fırınlar hepsi mutluluk verici. Bunun dışında veganlar veya vejetaryenleri de burada gayet tatmin edecek seçenekler mevcut. Eğer etsiz yemeğe, yemek demeyenlerdenseniz Berlin yine sizin yeriniz. O zaman favori kafelerimizle başlayalım.

·  A-Horn Kreuzberg’de kanal yanında bir kafe, ağaçların gölgesinde güzel zaman geçirmek için ideal.

· Einstein Cafe birden fazla şubesi olan, lezzetine güvenebileceğiniz bir kafe. Starbucks havasında bir yer diyebilirim, gerçek Starbucks isterseniz onun da şehirde şubeleri mevcut. 

·  Café im Literaturhaus – Wintergarten, kış bahçesi, alt katında kitapçısı olan özellikle kahvaltı için tercih edilebilecek bir mekan.

·  The Barn ve Distrikt Coffee ise arayıp tarayıp bulduğumuz ve en sevdiğimiz üçüncü dalgacılar.

·  Five Elephant kahve yanı cheesecake için nokta atışı.

·  Dondurma severler için, pek çok çeşidiyle şaşırtan (bkz: mor patatesli dondurma) önereceğim adres: Die Eismacher.

·  Cafe BilderBuch, Berlin’de yaşayan çok sevdiğim bir arkadaşımın önerisiydi, hafta sonu giderseniz piano eşliğinde bir şeyler atıştırabilirsiniz.

Yemek, daha çok yemek…

Markthalle Neun, tek bir yerde birçok ülkeden tatları bulabileceğiniz özellikle sokak lezzetleri konusunda sizi yanıltmayacak yer. Mustafa’s Gemüse Kebap, size Almanya’da Türk Döneri kuyruğunda bekletecek mekan. Curry 36 Almanların meşhur currywurst’ünü denemek için ideal, et veya domuz eti yemeyenler için vegan seçeneği de mevcut. Burger için Burgermeister ve Kreuzberg. Endonezya Mutfağı için de tercihinizi Mabuhay’den yana kullanabilirsiniz.

Berlin’de Alışveriş

Berlin’de alışveriş için tüm şartlar sağlanmış durumda. İster mağazalarla kaplı caddeleri ister devasa alışveriş merkezlerini seçin, aradığınızı bulacaksınız. Bikini Berlin, konsept mağazaların, butiklerin, pop-up dükkanların, vejetaryen dostu kafelerin olduğu ve bir camı hayvanat bahçesini gören bir yer. 

Hackescher Markt sanat galeriyle, yerli tasarımcıların mağazalarıyla ve alışveriş caddesiyle ünlü bir bölge. Ama Hackesche Höfe buranın en iyi kısmı. Doğu Alman mimarisinin eşsiz örneklerini göreceğiniz, butik ve kafelerle dolu, iç içe geçmiş sekiz avludan oluşan bir alan (Rosenthalerstraße 40). 

Pazar gününü ise birkaç saatliğine de olsa Mauerpark’a ayırın. Parkın kendisi zaten güzel ama pazar günü kurulan bitpazarıyla ve yüzlerce kişinin katıldığı dev karaoke etkinliğiyle daha da güzel. Bence uğranması gereken ilk üç bu saydıklarım. Diğerleri neşenize kalmış. 

KaDeWe Avrupa’nın en büyük AVM’lerinden biri ve tüm lüks markaları barındırıyor. Yemek katına giderseniz de gurme lezzetlerinden birini deneyebilirsiniz. Mall of Berlin ve Alexa da H&M, Zara gibi zincir mağazalarla dolu, yine burayı da yemek katı için tercih edebilirsiniz.

Tüyolar ve En Kritik Bilgi

Berlin çok küçük bir Avrupa şehri değil, bana göre en azından dolu dolu beş günü hak ediyor. 

Mevsim konusuna gelirsek, mayıs ayında gitmemize rağmen baya üşümüştük. Ama ondan önceki yıl mayısta giden bir arkadaşımızın şansına hava hep günlük güneşlikti. Siz hazırlıklı olun ve mümkünse ilkhabar, yaz aylarını tercih edin.

Berlin’de İngilizce konuşarak rahatlıkla iletişim kurabilirsiniz. Hatta çoğu yerde buna bile gerek yok, bir bakmışsınız Türkçe sipariş veriyorsunuz. Yani lisede öğrendiğiniz Almanca’yı burada denemenize hiç gerek yok.

Roa ve Blu gibi ünlü sokak sanatçılarının devasa eserlerini görebilirsiniz. Zaten her an her yerde bir graffiti var, sadece etrafınıza dikkatli bakın. Daha da derine inmek isterseniz rehber eşliğinde yürüyerek sokak sanatlarının peşine düşebilirsiniz.

Ama her yere yürümeye çalışmayın zaten muhteşem metro sistemiyle buna gerek de yok.

Ve yazıyı sonuna kadar okuyanlar yani gerçek seyahat tutkunları için en kritik bilgi! Şehirleri gezerken sıklıkla tercih edilen hop-on hop-off otobüsler vardır ya, işte onların karşılığı 3 Euro gibi bir ücrete binebileceğiniz halk otobüsü var. 100 numaralı otobüs Zoologischer Garten tren istasyonundan kalkarak şehrin neredeyse tüm önemli noktalarını turluyor. Az zamanda çok yer görmek için ya da yürümeye üşendiğiniz bir zamanda, çok ucuza hızlandırılmış Berlin turuna çıkabilirsiniz.

İyi eğlenceler!

Kapak görseli: Claudio Schwarz / Unsplash

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir